Arşiv

Arşiv için Mart, 2012

Yüz kızarması ve tedavi

Sevgili okurlar,

Yüz kızarmasından tedavi seçenekleri kişiden kişiye kızarıklığın durumuna, kızarıklık ile birlikte diğer sempatik bulgulara göre değişir. Yüz kızarıklığı + ellerdeki soğukluk+hafif kızarıklık veya hafif bir terlemeli bir hastanın tedavisi ile psikoterapi almış bir hastada yüz kızarıklığı farklılık gösterir.  Biliyoruz yüz kızarıklığı hastalarında psikolojik sorun çoğunlukla yoktur. Basit veya orta derecedeki  bir sempatik hiperaktivite, kolay kabullenme duygusu olmayan kişilerde ciddi sorunlar oluşturabilmektedir.  Bu gibi hastalar en sık duyduğum  “benim ruh sağlığım yerinde  sadece yüzüm kızarıyor buda beni deli ediyor rahatsız ediyor, dikkatimi dağıtıyor, toplum içine çıkmak karşılaşmak istemiyorum. Ah bir yüzüm kızarmasa ben neler yaparım veya yapardım  ” cümlesidir. Doğrudur, yüz kızarıklığı hastalarının büyük çoğunluğunun psikolojisi aklı fikri yerindedir. Tek sorun akılları ile bedenlerindeki bu değişikliği kabul edememeleridir. Olaylar karşısında yaptığınız yorum otonom sinir sistemi aracılığı ile sizdeki bu aşırı uyanıklılık durumunu meydana getirmektedir. Bu sonuç sizin elinizde değildir, istemsizdir. Yani refleks bir mekanizmadır. İçinizden kızarmamam lazım diyerek bu kızarmayı engelleyemezsiniz. Psikoterapi kesinlikle faydalıdır. Varsa kaygı bozukluklarınız giderilecek, yine varsa depresyonunuz düzeltilecektir. “Ama hocam ömür boyu ilaç mı kullanılır..? diyor bir çoğunuz. Evet kullanılır. Böbrek şeker kalp akciğer hastaları nasıl kullanıyorsa buda bir rahatsızlıktır gerekirse kullanılacaktır. Bu tadaviler sonucunda sonuç elde edilemiyorsa gelişmiş birçok ülkede olduğu gibi yüz kızarıklığı ETS ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. ETS’nin en önemli yan etkisi Refleks terleme unutulmamalıdır. Refleks terlemenin dışında ellerdeki ısı artışı hemen hemen tüm hastalarımızın istediği bir durumdur. Sıcacık eller tercih edilir. Birkaç yıl içinde normal ısıya veya eski ısısına dönebilir. Ellerdeki damarsal yapıların belirginleşmesi de ellerdeki dolaşımın düzenli olduğunu sağlıklı bir cilt yapısını gösterir. Bununla birlikte daha önce psikoterapi almamış bazı hastalarda  ETS tedavisi öncesi ilaçlarla sonuca ulaşılabilmekteyiz. Daha önce psikiyatri muayenesi sonrası tedavi almış hastalar da ise tercihe göre ETS  uygulanabilmektdir. Bu her hasta bu tedaviden fayda bulacaktır diye yorumlanmamalı yeri geldiğinde ETS yeri geldiğinde sadece ilaç işe yarayabilmektedir. Bu konuda bir hasta yorumunu sizinle paylaşmak istiyorum:

 

Merhabalar,
1973 doğumluyum ve kendimi bildim bileli yüz kızarması sorunu yaşıyorum.Genellikle hafif ve bazen de stresin etkisiyle el terlemem de oluyor fakat yüz kızarmam kadar rahatsız edici değil.Doktor İlhan Akaslan’a internetten yüz kızarması ile ilgili araştırma yaparken rastladım ve çok dikkatimi çekti.Şimdiye kadar psikoloji ya da psikiyatri ilaçları dışında farklı bir alternatifin olduğunu bilmiyordum.İlk fırsatta İstanbul’a (16 Şubat 2012′de) Dr.İlhan Akaslan’la görüşmek için geldim.Gelirken kendimi ameliyata şartlandırdığımı söylemeliyim fakat umduğum gibi olmadı.İlhan Bey çok iyi bir doktor,diğer arkadaşların söylediğine katılıyorum, kesinlikle ticari bir yaklaşım içinde değil.Önce sizi bir psikolog gibi tahlil ediyor,değerlendiriyor.Pek çok kişiyle mülakat yapmış ve operasyona girmiş biri olarak deneyimini farkettiriyor ve güven veriyor.Bana ameliyat için yaşımın çok riskli olduğunu söylediğinde şaşırdım.Çünkü ameliyat beklentisi ile kendisine gelmiştim.Bana şu an ismini veremeyeceğim bir hap verdi ve bunu bugünden itibaren kullanarak yaklaşık 20 gün sonra kendisini aramamı istedi.Ben de aynen dediği gibi o ilaçtan her gün 1 adet aldım.Zaman geçtikçe ilaç vücudumda inanılmaz bir değişim yarattı,vücudumdaki içten içe oluşan kaynamalar yatışmaya başladı.Şimdiye kadar olayın psikolojik bir sorun olduğunu düşünüyordum ,her gün 1 adet anti depresan kullanan birisi olarak hep buna inanmıştım.Fizjoloji-psikoloji ilişkisini size şu benzetmeyle anlatabilirim:Kibriti oksijensiz bir ortamda çakarsanız ortamda oksijen olmadığı için kibrit yanmıyor.Ateşi tetikleyen etken oksijensiz ortamda hiç bir işe yaramıyor.Burada kibriti çakma eylemi aslında psikolojik rahatsızlık,oksijenli ortam da fizyolojik durumdaki aşırı hassasiyet aslında.Psikolojik durumdan dolayı fizyolojik durum ortaya çıkmıyor,fizyolojik durumdan dolayı psikolojik durum ortaya çıkıyor.Benim vücüdumda da aynen bu şekilde bir değişim oldu.Şu anda yüz kızarmasını neredeyse hiç yaşamıyorum.Beni en çok ele veren kulaklarım artık ele vermemeye başladı.Bu ilacın etkisini yüzdesel olarak söylemek konusunda sizlere yanlış bir fikir vermemesi için tereddüt yaşıyorum fakat yine de söylemem gerekirse %90′dan fazla bir etki diyebilirim.İlhan Bey bu ilacı kullanmaya devam edeceğimi söyledi ve halen kullanıyorum.Anti depresanla bir etkileşimi olmuyormuş çünkü verdiği bu ilaç psikolojiyle değil fizyolojiyle ilgiliymiş.Sanırım hormonlarda da bir düzelme sağlıyor.Kısacası kendime daha çok güveniyorum ve daha mutluyum.İlhan Bey’e gerçekten teşekkür ediyorum.Benden sembolik bir ücret alırken bile açıklama yaptı ki kendisine o anda söylemedim,şimdi yazıyorum:Yapılan hizmetin maddi bir karşılığı yok,bu nedenle kendisine halen borçluyum.Ayrıca bir doktor olarak kendisini çok idealist buldum.İdealist insanların da zaten parayla pulla pek işleri olmuyor.Kanunlaşmasını istediği o güzel fikrinin hayata geçmesini,dilediklerinin gerçekleşmesini ve uzun ve sağlıklı bir hayat sürerek benim gibi pek çok arkadaşa deva olmasını diliyorum.
Saygılarımla.

Genel, Hasta Katkıları , , , ,

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.